8.10.2010

Eldiven



Çağını yaşa; ama çağının yaratığı olma!


Oyuncular bu kez vahşi hayvanlardı, seyirciler ise kral ve saraylılar. Kral her parmağını oynatışta bir şeyler oldu; ilkinde bir aslan çıktı sahneye, gerinerek yürüdü ve çöktü meydanın ortasına. İkincisinde bir kaplan araladı kapıyı, aslanı görür görmez kükreyerek dolaştı etrafında ve tam karşısına oturdu. Üçüncüsünde iki kanatlı bir kapıdan iki leopar fırladı arenaya ve kaplanın üzerine atıldılar. Ta ki kaplanın pençesiyle oturtuluncaya kadar. Hepsi birbirini kinle süzüyordu; “Öldürmek ateşiyle yanan korkunç kediler!”
İşte o an: Balkonun kenarına tutunan güzel elden bir mendil düştü yere, tam aslanla kaplanın arasına.
O zaman bir matmazel kalkıp alayla şövalyeye şu cümleyi fırlattı: “Sevginizi göstermek isterseniz herkese/ Şayet seviyorsanız beni sahiden/ Düşen eldivenimi getirin hemen!” Şövalye bir an bile tereddüt göstermeden kararlı adımlarla meydana indi ve canavarların içine dalıp çekti mendili. “Dehşetle, şaşkın şaşkın bakarken ona herkes/ Hiç aldırış etmeden yürüdü genç Delorges,/ Götürüp vermek için eldiveni bir sözle./ Bravo sesleriyle gök çınladı o zaman;/ Dilber Kunigund ise gülümseyen bir yüzle,/ Saadetler vadeden sevgi dolu bir gözle/ Karşılıyordu onu süzerek hayran hayran./ Fakat o eldiveni fırlatarak bu yüze:/ ‘Matmazel, ihtiyacım yok teşekkürünüze!’/ Deyip yürüdü gitti, kızı terk etti o an.”
Schiller
Bu zarif eldivenleri görünce Schiller'in eldiven hikayesini hatırladım..
Resimli ve detaylı yapımı için buyrun..


Kaynak: Ali Ural

3 yorum:

mine dedi ki...

hikaye harika
bir yılbaşında buna benzer bir eldiven hediye verilmişti
çoktan eskidi gitti ama zarifliği aklımda kaldı

zeynep dedi ki...

Mine;Çok teşekkürler canım ..Umarım çok çok daha zarif bir hediye alırsın yakın zamanda....

cicileydi dedi ki...

tamda aradığım şeyy:)
tşkerr :)